Yüksek İşsizlik Rakamları / İşçi Kıtlığı Sorunsalı!

6 Şubat vahim Kahramanmaraş depremleriyle yüzleştikten sonra depremin vurduğu illerin tekrardan ihyası için nitelikli ve niteliksiz tüm işgücünün bu bölgelere akması sonrası başta İstanbul olmak üzere diğer tüm ilerdeki inşaatlarda işçi bulma sorunları baş gösterdi. Aynı zamanda işçi fiyatlarında da azami artışlar oldu.

İstanbul gibi büyük bir metropol şehirde uzmanların devamlı uyardığı ‘büyük İstanbul depremi‘ gibi bir gerçek varken ve kentsel dönüşüm konusunda devletin tüm imkanlarını seferber etmeye hazır olmasına rağmen halen bu konuda vatandaşlarda yeterince bilinç oluşmuş denemez. Bu sebeple de ileriye doğru fazla bir adım da atılabilmiş sayılmaz.

İstanbul’daki İnşaatlar İşçi Arıyor!

İstanbul’u konu alan bu yazımızda aslında tüm illerimizde aynı sorunların olduğunu (deprem bölgesi hariç) söyleyebiliriz. Tabiri caizse ‘işçi kıtlığının‘ işçi üzretlerinde de şimdiye kadar hiç olmadığı kadar yükselişlere neden olduğunu görüyoruz. Bu sebeple inşaatlara gelen işçilerin de iş beğenmeme veya en küçük bir sorun karşısında (nasıl olsa daha iyi iş bulabilirim düşüncesiyle) işi bırakıp gitme gibi bir sorun oluşmaya da başlamış durumda. Bunlarla da kalsa iyi. Bulunamayan nitelikli işçilerin yerine daha vasıfsız işçilerin mecburen inşaatlarda istihdam edilmek sorunda kalınması da, inşaatlardaki imalatların (başta yapının statiği/dayanımı olmak üzere) kalitesinde de düşmelere neden olmakta.

Rakamlarla İnşaat Sektörü

Bu konu da sizlere daha açıklayıcı bilgi vermek adına biraz da rakamlarla devam edelim isterseniz. Tüm Türkiye’de inşaat sektörünün 1 milyon 700 bin civarı işçiye ekmek kapısı sağladını hafızamızın bir kenarında tutalım. Bununla birlikte inşaat sektörü ülkemizin GSYH’deki (Gayri Safi Yurtiçi Hasıladaki) payı da %7,8 gibi azımsanmayacak derecede. Türkiye’nin lokomotifi diyebileceğimiz inşaat sektörü kendinden başka 250’den fazla başka sektörler ile ilişkisi, mal ve hizmet alış verişi söz konusu.

11 ilimizin deprem sonrası ihyasında 200 binden fazla işçinin bu bölgelere aktığını ve bu sebeple başta İstanbul olmak üzere hem makina techizat hemde işçi olarak, diğer illerimizde aksamaların yaşandığı gerçeği ne zaman durulur bekleyip göreceğiz.

Bir kalifiye işçinin maaşının lisans mezununun (özelde veya devlette) maaşını 2’ye katladığını üzülerek söylemek zorundayız. Elbette işçilerimiz kazansınlar ama beyaz yaka diye tabir edilen lisans ve/veya önlisans mezunlarımızın da maaşlarının en az onlar kadar yüksek olması beklenirdi.

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine baktığımızda;

  • işçilik endeksi Ocak 2023’den günümüze kadar %100’den fazla (%108) artış göstermiş durumda.
  • Bunun yanında malzeme endeksi konusunda da Mart ayında aylık bazda %2,54, yıllık olarak da %55,17 gibi devasa bir artış yaşanmış durumda. Bunun oluşturduğu bir sorunda; işin sözleşmesini yapan müteahhidin anlaştığı fiyatın 3-4 ay sonra (artan malzeme fiyatları sebebiyle) eriyip gittiği ve müteahhidin işi artık çeviremeyecek duruma geldiği gerçeğini de doğurmuş olması.

Gençlerimiz Neden İş Beğenmiyor?

Biraz daha geri çekilip baktığımızda, herkesin diline dolanan %20 oranında genç nüfusdaki işsizlik oranı nasıl oluyorda (tüm bu işçi bulma sorunu varken) bu rakamları görüyor diye de insanın aklına gelmiyor değil. Bir yorum olarak bu handikapın ardında; iş beğenmeme ve/veya daha kolay yoldan para kazanma gibi bir düşüncenin olması yatıyor olabilir. Eğitim sisteminde de değişiklerin bu sorunlar gözetilerek yapılması gerekiyor diyerek konumuzu daha fazla derinleştirip içinden çıkılamayacak hale getirmeden burada haberimizi sonlandıralım isterseniz.

Sizin tüm bu sorunlar karşısında düşünceniz ne? Yorumlar kısmından paylaşırsanız seviniriz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir