Yaz Geldi, Aman Dikkat!

Genellikle el arasında yaz geldiğinde hastalıkların uyandığını söylüyorlar. “Yaz geldi, dert geldi” deyimini de işte organizmada uyanan hastalıklarla koordine. Hekimlerin de meseleye yaklaşımı ele el arasında ezbere dönüşen deyimlerle örtüşüyor. Örneğin, tıp çalışanları yaz aylarında organizmada meydana gelen değişikliklerin kendini daha çok yaşlı ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde baş gösterdiğini bildiriyorlar. Öyle ki, bağışıklık sisteminin zayıflığı kışın vitamin dengesinin azalması ile ortaya çıkıyor. Bununla da halsizlik oluşur, hastalıklara karşı direnci zayıflar. Bu bölümde vitaminli gıdalar az olmakla birlikte, onlardan istifade de yetersizlik oluşturuyor.

Yılın dönemlerine göre ilgili hastalıklar değişebiliyor. Yaz sezonu için karakteristik olan hastalıklar özellikle çocuklarda vitamin eksikliği ile ilgili hastalıklardır: “Ayrıca ağaçların çiçeklenmesi ve tozlanmasi ilgili rastlanan bir kısım alerjik hastalıklar görülür. Bunlar genellikle pollinoz hastalıklarıdır. Kimde bu hastalıklara yatkınlık varsa, büyük ihtimalle yaz aylarında meydana çıkmıştır. Böyle konularda tedbiri önceden görmeliyiz ki, bir daha baş göstermesin. Yani iyileştirici tedbirler için acele etmek gerekiyor“.

Vitamin eksikliğinin baş göstermemesi için doktora başvurulmalı, kışın sonu ve yazın başlangıcında vitaminlerden oluşan bir ay süreyle profilaktik tedavi yapılmalıdır. Bu şekilde vitamin eksikliğinin önlenir: “Ağaçlar ve çiçeklerin polenlerinin önlemek için hastalığa meyilli çocuklarda önceden alerji karşıtı tedavi başlanır. Ebeveynler bu konuda ihmalkar davranmamak zorundadırlar. Çünkü bebekler de fasıl değişikliğine karşı hassastırlar“. Kışın güneş ışını aşırı az olduğu için bu da D vitamininin kaybına, çocuklarda raxitlik hastalığının gelişmesine neden olabiliyor.

Kıştan sonra en çok rastlanan hastalıklar ise yazönü hastalıklarıdır. Öyle ki, diğer hastalıklarla karşılaştırıldığında bu tür hastalıklara daha sık rastlanır: “Vücutta tepkiler kışla ilkbaharda aynı gitmiyor. İlkbaharda aynı ağaçlar gibi vücudun uyanması söz konusu. Kış aylarında yeterli meyve-sebze bulmak zor olduğu için yaz aylarındaki kadar çeşitli beslenilemeyebiliyor. Bundan dolayı da organizmaya yeterince vitamin girmediğinden haliyle sorunlar yaşanıyor. Vücut gerekli besinleri alamadığından bir nevi kıtlık ortaya çıkıyor“.

Organizmada ayrıca bağışıklık sisteminin zayıflaması, sinir sisteminde ihmal, depressiyaların oluşması gibi durumlar da oluşabilir. Bitkilerin, çiçeklerin polenlerine karşı tepkiler şiddetlenir: “Gribe benzer belirtiler, üst solunum organları hastalıklarının fazlalaşması daha çok bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde görülür“. İnsanlarda mide-bağırsak, ülser hastalıklarının oluşması genellikle Nisan aylarına rastlar: “Bunun nedeni henüz tam aydınlatılmadı. Ancak bioritmlerin değişimi, organizmanın uyanması, metabolizmanın güçlenmesi esasen vegetativ stresle bağlıdır. Mide-bağırsak ülseri olan şahıslarda vegetativ stres ve buna bağlı olarak iç organların sabit durumunun bozulması söz konusu“.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir